Selam gönül dostları veya sanayi tostları,
Nicedir uğramıyordum buralara, garip gelebilir kulağa fakat vaktim olmamıştı. Yokluğumda pek çok şey değişti hayatımda elbette, diğer tüm yazılarımdaki gibi.
2025 bana çalışarak başarılı olamayacağım alanlarda zorla tutunmamam gerektiğini öğretti. Fakat çalışma temelli başarı elde edilebilecekse gerekeni yapıp ardından sonuçtan bağımsız kendimi tebrik etmeyi de öğretti. 2025 bayağı öğretici bir yıl olmuş, şimdi dönüp bakınca.
Tamam uzatmadan sonda söylemem gerekeni hemen söyleyip kendimi rahatlatmaya çalışacağım; yetişkin olmayı sevmedim. Çünkü yetişemiyorum. Özellikle de düzen birey olmaya çalışan, bağımsız kalmaya çalışan, bir şeyleri "ben hallederim" diyen kişileri harcayan bir düzenken sevmedim yetişemeyen yetişkin olmayı.
Şakamatikliğim de kalmadı iki paragraf yazımdan anlayacağınız üzere çünkü yaşanan travmatik, acı verici deneyimlere şaka malzemesi haline getiren mesrojo 2025'te yoğun duygulanımlardan uzak kalıyor. Acıdan da mutluluktan da. Bir nevi duygusal bi küntlük süreci. Ama halimden şikayetçi değilim. Hayatımdaki her şey şu an varken yarın yok olabilir, diyeceğim şey "şaşırmadım ki" olur. Bugün seven yarın nefret eder, "insandır normal" derim. Hayat bu dostlar. Hayatta herkesten her şeyi beklemelisiniz. Kendinizden bile. Bunu sadece olumsuz algılamanızı istemem. İyiliklerle de karşılaşabilirsiniz, başımız gözümüz üzerine. Fakat 5 iyilik yapanın 6. kez de iyilik yapacağına dair beklenti işte bizleri mahvetti. 5 kötülük yapanın 6. kötülüğünden daha acı çünkü 5 kez iyilik yapanın, gözünün içine bakanın, gözyaşını silenin yaptığı 6 numaralı hareketinin kötü olması.
Anlatabiliyor muyum emin değilim, ben de pek anlamıyorum çünkü. Kendimce denklem kurmaya, yaşantılarımı rasyonalize ederek açıklamaya çalışıyorum ama pek olmuyor. Çünkü dünya o kadar hesaplanabilir bir mecra değil. Hele insanlar...
İnsanlara çok sallıyorum diye 2025'ten nefret ederek çıktığımı sanmayın, aksine 2025ten nefretten de arınarak herkesi insanlığıyla kabul ederek çıktım. Tam koşulsuz bir kabul süreci değil ama hafif koşullu bir kabul düzeyindeyim sosyal hayatımda.
Ya boşverin her şeyi, oturmuşum 2026nın ikinci ayının 3. günü 2025e veda yazısı altında genellemeler, analizler falan yapmaya çalışıyorum. Ben bu insan tanıma, hayatı yaşama konusunda sandığınızdan çok daha acemiyim. çeyrek asra çok yaklaştı yaşım fakat çeyrek asır insanlar ve insanlık üzerine analizler yapılabilecek bir yaş değil çünkü henüz yeterince insanlık göremedim.
Farkındaysanız her yıl bambaşka bir mesrojo'nun veda mektubunu okuyorsunuz. Bu yılki mesrojo çok orta halli, ortalama yaşam hevesine, ortalama başarıya, ortalama heveslere sahip bir mesrojo. 24 yaşında bir emekliden hallice. Fakat emeklilik hayatından da gayet huzur elde edebilecek bir vizyona sahip.
2025'e veda eden mesrojo biraz böyle bi tip. Durgun... Duruk.
Hoşça gitmişsindir umarım 2025; duygularıma, uçlarda yaşadığım son anlarıma sahip çık. Geri alacağım, bir noktada...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder