17 Aralık 2023 Pazar

Maziden Bir 2023 Yılı !

 Selam,

Nasıl oldu da tekrar geldim bilmiyorum ama geldim işte buradayım.  Buradayım be buradayım. Az  önce bazılarına veda ettim,  içimden. Bazılarınız da çok iyi bilir ki birine içinden veda etmek lisanen edilen vedadan çok daha zordur. 2023'e girerken adettendir diye bir sürü karar almıştım. Bazılarını  yapayazdım, bazılarını hatırlamıyorum bile. Plan cart curt konuşmayacağım merak etmeyin. Bir süredir benim bile içim almıyor bu tripleri. 

Her neyse. 

Bu mecrada, diğer  tüm  mecralarda ve kendi sosyal hayatımda sürekli dile getirdiğim tepeden başlama prensibimi geride bırakmam gerektiğini düşünmeye başladığım bir dönemimdeyim. Bu da demek oluyor ki sizin yaptığınız ayıplar artık beni rahatsız ediyor ve ayıpsız devam etmek istiyorum. Tepeden başlama prensibi; ilkokuldaki hocalarımızın uyguladığı dönem başında hepinize 100 veriyorum dönem boyunca yaptığınız hatalar sonucu olarak 100'den eksilerek ilerleyeceğiz, anlamına gelmektedir. 100'le başladık pek çok yüzsüz insanla.  (Neyim ben Turbo Turabi falan mı ehehehehe) 

Sonuç  olarak verilmiş değil hak edilmiş yüzlerle yolumuza devam edeceğiz gibi görünüyor. Diğer türlü  hesap kitapla uğraşırken iki uç arasındaki gitgellerimle uğraşamaz hale geldim. Tertemiz berrak bir zihnim olsun isterken bomboş bir zihne sahip oldum ve emin olun ki  bu  bomboşluk  korkunçtu. Kırmızı plastik topa  bile imrenir bir  halden bahsediyorum. Peki ben neyden bahsediyorum? Boşverin. İnanın bilmek sizin işinize yaramaz ama beni anlayabilmenzi çok isterdim. En azından denemenizi... 

Yeni yıldan tek  bir beklentim var; evvela  ruh olmak üzere sağlığıma zeval gelmemesi. Çünkü siz üfleseniz ben yıkılayazıyorum. Evet  yıkılmıyorum, beni yıkmanız da pek mümkün değil zaten fakat yıkılayazınca insan eski haline geldiğinde uzatılmaya tenezzül edilmeyen eli  tutamıyor. Ve ben bırakın elinize kolunuza tutunmayı anılarınızı bile barındırmaya niyetli değilim artık. 

Bu cümleler yetişkin  bir mesrojo için çok keskin cümleler, bilirsiniz. Hayatını araf'a, griliğe adamış  mesrojo'nun canının ne denli yandığını bu cümlelerden bile anlayabilirsiniz.

Hoşça kal 2023, sende bıraktıklarımdan alacağımı aldım, çıkarılacak dersleri  çıkarttım.  Alttan alacak herhangi bir dersim  veya sabrım kalmadı.  

Bu bir 2023'e veda yazısıdır ve 2023'e hapsolanlara. 



3 Kasım 2023 Cuma

2023'e Vedamtırak

 Selam, 2023 sonlarına yaklaştık. Benim hayatımda çeşitli değişiklikler gerçekleşti, tıpkı sizlerin hayatında olduğu gibi. Artık bir psikolojik danışmanım ve bir kurumda öğretmenlik yapıyorum. Tahmin edebileceğiniz gibi hala fazlasıyla bocalıyorum. Bocalamadığım sürece burası pek aklıma gelmiyor zaten, bilirsiniz ki burada kimseye bir şeyler katmayı hedeflemiyorum. Aksine bir şeyler çıkarmayı hedefliyorum, kurumlarımı boşaltmak gibi. 

Eski yazılara şöyle bir göz gezdirdim de, ne kadar büyümüşüm. Pek çok şey yaşamışım, yıkılırım sandığım pek çok an olmuş yıkılmamışım. Ağlamışım, gülmüşüm, düşmüşüm, kalkmışım en kötü kalkmaya çalışmışım. Bu yıl en büyük iyiliği kendime yapmışım. İzin vermişim, yaşamama, deneyimlememe. 

2022'ye kadar melankoli çukurunda bir yaşam sürmüşüm, 2022'de melankoli çukurunda olduğumu fark etmişim ve bunu kabul ederek yaşamışım. 2023'te ise melankoli çukurunda kalmak için ısrarcı olmamayı öğrenmişim. Öğrenmişim gibi görünüyor en azından. Bu yazdıklarımdan melankoli çukuruna düşmenin yanlış olduğu ya da melankoli çukurunda olmamla ilgili problemlerim varmış gibi algılanmasın. Asla. Ben bu çukuru seviyorum. Biraz bildiğim mutsuzluk bilmediğim mutluluğa yeğdir gibi olsa da aksine çukurları artık normalleştirdim ve sağlıklı bir insanın bazen de düşmesini hatta 22 yaşında bir genç kızın düşmesinden, biraz orada kalıp ağlama isteğinden daha normal bir şey olamaz gibi geliyor artık. Düşmemek değil, düştükten sonra yeterince kalıp çıkabilmek için çabalamak istiyorum. Çabalayacak gücü kuvveti bulmak, bu kuvveti yaratabilmek. 

2023'ün hedefi kendime saygıydı ve ben bunu yaklaşık 5 ay boyunca asla yapamadım, Sonrasında yapmışım gibi oldu. Tam anlamıyla kendime saygı duyabildiğimi söyleyemem ama yer yer bunu denedim. En çok da melankoli çukuruna düştüğümde orada bir süre kalmama izin verecek kadar saygı duyar hale geldim kendime. Bu bir nevi melankoli çukuruna düştüğüm andaki duygularıma, buna sebep olan yaşantılarımı buna sebep olabilecek duruma getirmiş olmamın kabul edilebilirliğine yönelik bir saygı duyuş. Okurken tamlamalar dolayısıyla zor olmuş olabilir ama emin olun bunu yapabilmek de benim için bir o kadar zordu. Düşmüş, düşmeye meyilli, düşeyazan birine saygı duymak zordur. Bu kişi bir de kendi gözümüzde beklentimizin en çok olduğu, en iyi şeylere layık olduğunu düşündüğümüz kişi olunca çok çok daha zorlaşıyor bu süreç. Ayrıca artık lisanen kendime yönelik yaptığım saygısızlıkların ardından "estağfurullah Ecem" kalıbı eklemeyi öğrendim. Kendime ayıp ettiğimi düşündüğüm cümlelerin ardından içimden estağfurullah Ecem çekiyorum ki kendi kendimi örselemeyeyim.

Uzun uzun anlatmaya çalıştım ki ne denli zor bir işi başardığımı fark edebileyim. Sizin de farkındalığınız yine çok mühim ama evvela ben hocam, bunu daha öncelerde muhakkak belirtmişimdir. 

Neyyyse daha buraya adım adım 2023 kazanımları sıralamanın bi anlamı yok. Kazandık işte, bir şeyleri kaybederek. 

NOT: Gönül ister ki bu 2023'e veda yazısı olmasın ben üşenmeden gelip üç beş satır daha yazayım ama bunun garantisini veremeyeceğim için şimdilik veda yazısıymış gibi davranalım. 


Hoşça kal 2023, melankoli çukurunun bir cehennem olmadığını öğrettiğin için teşekkür ederim. 

24 Ekim 2023 Salı

Bırak Geçmişte Kalsın!

 Selam, 

Geçtiğimiz şu bir yıl içerisinde ne çok selam verdik boşluğa, ne çok sesimizi duyurmaya çalıştık ahrazlara. Bizim de hatamız fısıltılarımızı duymalarını beklemek fakat kim kıymet verdiğine kulak kesilmez ki? Hepimizin birinin göğsüne başını dayayıp kulağına gelen pıt pıtlara bu denli yakın olabilmiş olmaya şükrettiği anlar vardır. Bazen o pıt pıtlarla aramızda kilometreler de olsa bu sefer bizim midemizde kelebeklerin bir anda havalanmasını sağlayan şeyler yaşamışızdır. Emin olun duymak isteyene bir kelebek çırpınışı da, bir fısıltı da, bir çığlık da ulaşabilir. Duymak istemeyene seslenmemeniz taraftarıymışım gibi algılanmasın cümlelerim. Sizin edecek kelamınız varsa seslenin elbette, duymak karşıdakinin hikmeti, sual etmeyin demeye çalışıyorum. 

Son birkaç aydır garip dönemler yaşıyorum. Mutsuzum desem değil, mutluyum desem gönlüm elvermez. Derin bir uyku halindeyim. Uyur uyanık bir yaşam. Uyurken ayrı, uyanıkken ayrı hissettiren. Yeri geldiğinde 15 saate yakın uyutan, yeri geldiğinde gözüme uykunun girmediği anlar. Sebebini konuşmanın anlamı yok, zaten kolay kolay sebep olmaz. Sebepler olur. 

Aslında buraya geliş amacım 2022'ye veda edememiş, 2023'e hoş geldin diyememiş Mesrojo olarak açıklama bırakmaktı. Fakat geldiğimde gördüm ki 2022'ye veda etmişim çoktan. Veda edebiliyormuşum yani yer yer. Şaşkınım. 

Şaşkınım çünkü tüm veda hakkımı zamanında kullandığım için veda etmekte zorlandığıma dair bir tezim vardı. Gerçi 2022'ye veda bu kapsama girmez sanırım. 2022'de bırakmak istediklerime girer ama. Edemediğim vedalar... 

Veda etmek benim için çok ağır bir kelime. Birini son kez görmek, son kez gördüğünü bilmek, bir daha görüşmemek üzere ayrılmak... Ne büyük iddia! Yine de bazı vedalar edilmeli, edilmeli ki kişi kendine olan saygısına, sevgisine veda etmesin. Buralara gelmeyeli yaşadıklarım; bu hayatta her an her şeyin olabileceğini kanıtladı bana. Ve bu olanlar bir bütün olarak yaşanması gereken şeylerdi, yaşandı ve bitti. Bitmesine izin vermek zorundayız. Bazen bitişler acı da verse, ya bitmese daha güzel olmaz mı gibi cümleler de kurdursa, bitmeli. Bazı şeyler geçmişte kalmalı. Geçmişte kalması gereken şeyleri geleceğe taşımak için çabalamayın. 

Çabalayın, çabalamayın ya da her neyse. Boşverin beni. Evet evet, beni ciddiye almanız gereken tek nokta burası; beni boşvermek. Beni ve diğer pek çok insanı. Bizler kendi yaşantılarımızla, kendi hislerimizle akıl vermeyi pek severiz insanlara. Akıl verirken üstten üstten konuşur, net cümleler kurarız. Hisseden taraf değiliz ya, kolaydır o yüzden bize konuşmak. 

Selam, buraya kadar olan kısmı 9 mayısta gece 2'de yazmışım. İnsanlara veda edeyim, geçmişte bırakayım derken yazıyı geçmişte bırakmışım. 21 ekim saat 22'den bildiriyorum; geçti. Geçmez sandığımız pek çok şey gibi. Geçti, üstüne başka şeyler de oldu ve bitti. Olacak ve bitecek. Bu döngü devam edecek. Bu sebeple geçip giden her şeye ve herkese toplu bir hoşça kal...

Ay Ben 2025'ten Çıkmayı Unutmuşum

 Selam gönül dostları veya sanayi tostları, Nicedir uğramıyordum buralara, garip gelebilir kulağa fakat vaktim olmamıştı. Yokluğumda pek çok...