Ben geldim.
Tam gelmek sayılmaz bi hoşça kal meselesi için uğradım. 2024'e hoşça kal demek için. Öğrenciliğime dair bir şeylerin üstünden bir yıldan fazla zaman geçti ve artık "Geçen sene bu zamanlar.." diye başladığım cümlelerimde bahsettiğim anılarımda özel sektör mağduru Ecem'in anılarından bahsediyorken buluyorum kendimi yaklaşık birkaç aydır. 2024 hayatımda ve iş hayatımda git gelli bir süreç yaşadığım yıldı benim için.
Özel sektörden uzak kalabilmek için yeterli pek çok sebebe sahibim 2024 sonunda. Ne yapmam gerektiğini biliyorum, nasıl yapmam gerektiğini de fakat yapmaya dair davranışsal hedefleri uygulamak tipik bir mesrojo için hayli zor. Zor fakat imkansız değil. Çünkü içerisinde bulunduğum imkan ve şerait çok namüsait bir mahiyette tezahür etti. Bu tezahür durumu göz önüne alındığında karşımıza çıkan motto ise "Ağlama, çalış Ecem" oldu. Fakat bu motto yer yer "Ağlasan da çalış Ecem." şeklinde güncellenebilir. Çünkü güncellenmesinin önünde herhangi bir engel olduğunu düşünmüyorum. Siz düşünüyor iseniz bu sizin probleminiz. Ben yaşıtlarım "Hem ağlar hem giderim"li türkü sözleri eşliğinde kırışık parmaklı bir aile büyüğü tarafından avcundaki çeyrek altının üstünü yeşil bir balçık halindeki kınayla kapatılırken, çocuklarına "kırk uçurma" adı altında şaman ayinlerinden hallice ritüeller düzenlerken hem ağlayıp hem de çalışma hakkına kendimi nail görmekteyim. Ey Mesrojo , 2024 sana ne kattı derseniz içimdeki asi kız çocuğunu susturma daha doğrusu belli saatler arasında belli konumlarda susturma becerisi kattığını, boynumun gayet bazı durumlarda mecburen kıldan inceymişcesine tutum sergileyebildiğini, ideal hayat diye bir şey olmadığını onun yerine parası olanın hayatı olduğunu, bizlerinse yalnızca bazı hayatların figüranıymışızcasına kullanılabilir karakterler olduğumuza dair bir düşünce kattı. Bu satırları 3 yıl önceki Ecem okusa bana eminim çok sinirlenirdi. "Saçmalama Ayten!" diye sızlanırdı. Fakat böyle bir şeye kalkışırsa ona "Madem zamanında çalışaydın da böyle uğraşmasaydık!" diye ben çıkışırdım. Çıkışmamla haklı çıkmam arasındaki süre çok kısa olurdu üstelik.
İş hayatına dair karamsar cümlelerimden yola çıkarak sanmayın ki öldüm. Henüz değil. Ufak bir kuyu meselesi... Çıkmaya niyetimi de ettim, gayretimi de gösteriyorum. Allah ruh sağlığıma, psikolojik esnekliğime zeval vermesin.
Evet anlayacağınız üzere 2024 Mesrojo için ö*el s*ktör yılı oldu. Fakat arada bir yerlerde geçmişe dönebilmek. Eskisi gibi derin, anlamlı ve bazen de lakayıt şekilde gülebildiğim sohbetler içerisinde bulunabilmek. Buna gücümün yetebildiğini görmek ve istedikten sonra gerçekleştirilebilir olduğunu görmek muhteşemdi. Fakat Cindirella'nın her zaman kül kedisine döndüğü gibi Mesrojo da bi noktada Konya havasını içine çeker. Mesele ne etliekmek kokan sokaklar ne Mevlana... Mesele bambaşka ama mesrojo bu sene içindeki asi kız çocuğunu bastırıyor.
Dayan mesrojo! Halledeceğiz elbet! Bi noktada...
2025 senden değil bu yıl beklentim, sen takıl kafana göre zaten senden beklesem de vermiyorsun istediğimi. Böyle yazınca husumetliymişiz gibi olmasın daha yeni yıla girmeden, benim savaşım senle de değil, kendimle de değil. Kimlerle, nelerle, ne zaman, ne şekilde, neyden ve ne sebeple kısmını peşin peşin dile getirmeyeceğim. Hevesimin kursağımda kalmayacağı bir yıl diliyorum kendime. Siz istediğiniz gibi bir yıl yaşayabilirsiniz.
Hoşça kal 2024 ve hoşça kal 2024'teki Ecem.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder