23 Kasım 2022 Çarşamba

ahraz olmak

garip değil mi, bizim farkında olmadan bizi şekillendiren pek çok etken var.  Hani beni ben yapan şeyler denir ya, aslında bizi biz yapan pek çok şeyin farkında bile değiliz. farkında olduğumuzda neler değişecek derseniz pek emin değilim, sanırım o noktada biraz canımız acıyor sonra bir yola çıkıyoruz, yine canımız acıyor, yolun sonunda nereye, neye varıyoruz ya da bir sonu var mı bilemiyorum. Daha o kısma geçemedim. Ben şu an bile bile kendimi yakıyorum seviyesindeyim. Ama öyle bir yakış ki, sanki yüzyıllardır yaşadığım buzul çağını anca bu yanış sonlandırabilirmiş gibi, asla beni yakmadan sadece yüreğimi ısıtacağına dair içten bir imanla. Elbette küle dönünce fark edilecek, yananın sadece ben olduğum. Ben yanarken çevredekilerin elinde gitarla akdeniz akşamları söyleyerek keyiflendikleri türden. yıl 2022 olmuş hala akdeniz akşamları söylemekten utanmadıkları gibi yananın ateşinden ısınmak, o ateşle yollarını aydınlatmaktan da çekinmiyorlar. Oysa ki çıtırtılar, çığlıklar duyulurken bile ahraz oldular. Ahraz olmak, ilginç bir şekilde beşerin en yetenekli olduğu konu.  

Bir Leyla Kadarmış Ömrümüz

Aylar sonra tekrar merhabalar. 
Bu sefer kurum boşaltmak, motive olmaya çalışmak gibi amaçlarım yok, yalnızca yazmak istiyorum. Yazılmaya değer bulduğum birkaç şeyi... 
Yazılmaya değer derken tam olarak neyi kast ettiğim hakkında benim de bir fikrim yok aslında. Hoşça kal 2022 yazısından ya da hoş geldin 2023 yazısından önce 2022'ye dair edecek birkaç kelamım varmış demek ki. 2022'ye dair demişken oturup şöööyle bir düşündüm neler olmuş bu yıl diye, neler olmamış ki... Pek çok ilk'e ev sahipliği yaptı 2022 benim için. Yer yer ağlamaktan gözlerim şişti, yer yer içi güldü gözlerimin. Sımsıkı sarıldım birilerine, son kez olduğunu bilerek sarıldım. Bazılarıyla sonmuş, bilemedim. Son olmaması için dualar ederek... Sevmeyi, sevilmeyi tattım. Hesapsız, kitapsız. İlk defa sevildiğimden şüphe etmeden sevdim. 
Bazı şeylerden ben vazgeçtim, bazı şeyler benden vazgeçti, bazılarıysa zaten hiç benimle olmadı. 
Öyle bir yaz dönemiydi ki geldi, geçmedi. Geçmedi diyorum ama her şeyin geçtiğini çok iyi bilerek. Bugün özlediğimi yarın hatırlamayacağımı bilerek. 

Buraya kadarki kısmı yazmamın üzerinden 1.5 ay geçmiş. hala 2023'e girmemiş olmamızdan yüz bularak devam ettirmek istiyorum aslında ama neler ekleyebileceğimi bilemediğimden bu haliyle yayınlayabilirim. Çünkü neden olmasın. 

Ay Ben 2025'ten Çıkmayı Unutmuşum

 Selam gönül dostları veya sanayi tostları, Nicedir uğramıyordum buralara, garip gelebilir kulağa fakat vaktim olmamıştı. Yokluğumda pek çok...