8 Ocak 2022 Cumartesi

E Hoş Gel Bari 2022 / Hoşça Kal 2021!

 Merhabalar, merhabalar. Sonunda geldik buralara, 2022 şerefine de olsa geldik mi, geldik. 2021'le ilgili pek kötü bir şey söylemek istemiyorum, arkasından konuşmuş olmayalım şimdi. Öyle çok hakkında kötü konuşma isteğim de yok ne yalan söyleyeyim. Herkes, her biten yıla nefret beslediği için ayıp olmasın diye ben de bir iki kelam ediyorum işte sanki tüm suç yıldaymış gibi. Oysaki yıl her zaman kişiye 365 gün veriyorken -hatta bazı yıllar cömert davranıp 366 gün verirken- bütün bir yılı mutsuz olarak geçirmek yılın değil de kişinin ayıbıymış gibi daha çok. 2022 de 365 günü sundu bizlere, işte bu yüzden bile umarım hoş gelirsin 2022! Daha doğrusu umarım hoş getirmişizdir seni. 

Bu yılbaşı benim en sakin girdiğim yılbaşıydı. Heves namına pek bir şey barındırmadan aman aman anlamlar yüklemeden, uslu uslu meyvemi soyarak, dizimi izleyerek girmiş bulundum yeni yıla. Yeni kararlar alıp, yeni başlangıçlar yapabilmek adına iyi bir fırsat olan yılbaşlarının alemetifarikasının sadece bu kadar olduğunu idrak etmeye başladım belki de. Çünkü 31 Aralıkta uyanan Mesrojo ile 1 Ocağa uyanan Mesrojo aynı olduğu müddetçe alınan kararlar alındığıyla kalmakla da kalmıyor, yük oluyor sırtıma, ruhuma. Bu sebeple uygulamayacağımı bildiğim fakat ayıp olmasın diye aman şunu da yapayım canım dediğim hedeflerden uzak zaten yaptıklarımı daha düzene bindirmek üzerine bir hedef listesi oluşturdum kendime. Zaten yeterince yüküm var fazlasına ne hacet...

Aman aman melankoliye bağlamayacağım hiç. 

2023'e girmeden 2022 için hoş geldin yazısı yazabilmiş olmak bu yılki muhtemel en büyük başarım olacak. Buna da şükür diyelim. 2021'le ilgili birkaç kelam etmek isterim. Neler yaptım, neler yapamadım, neleri yapayazdım, neleri tam yapmak için kalkmışken yapmamam gerektiğini idrak ettim bunlara ayrıca neler hissettim, neler kazanıp, neler kaybettiğime ve en önemlisi neleri öğrendiğime değinmek istiyorum. 

2021 yılı olağanüstü bir şekilde girdiğim ilk yılbaşıydı. Online eğitime alışmayı beklerken en çok uzaklaşmak için çırpındığım dönemdi. En çok bitse de kurtulsam dediğim eğitim öğretim yılıyla cebelleştiğim -PDR 4. dönem- ve sağ salim -en azından fiziken- bitirdiğime şaşırmakla birlikte sevindiğim bir dönemi arkada bıraktım. Zar zor bitirdiğim dönemle birlikte bölümden ruhen uzaklaştığımı düşünmeye başlamam ve Seydişehir'de de aday psikolojik danışmanlık düşüncesinden uzaklaşmamak için bazı platformlarda aktif olarak yer aldım. PDOK'la birlikte proje geliştirme ve uygulama aşamaları konusunda fikir edinirken Psikolektif bana pek çok yeni insan ve takım çalışmasıyla ilgili bir pratik yapmam için fırsat oldu. Kendimden beklemediğim bir şekilde içime çok sinen bir yazım da yayınlandı Psikolektif'in web sitesinde. (Okumak için tıklayabilirsiniz, bence tıklayın.) Tasarımlar, video edit'leri yapmaya çalıştım. Ve benim yolun sonu olarak gördüğüm kısmın aslında çok daha başlangıç olduğunu öğrendim orada yer alan ekip üyelerinden. Var olmak demek üretmek, üretebilmek demekmiş. 

PDOK ve Psikolektif sayesinde kendim, yine Psikolektif'te yer alan bir hocanın aracılığıyla gönüllü staj kararımla birlikte kendimi Seydişehir RAM'da kitap okurken buldum. Kitap okurken çünkü orada teknik olarak başka bir şey yapma imkanım olmadı. Online dönem, Seydişehir ve benim mesleki yetersizliğimin birleşimiyle en azından ortamı gördüm diyeceğim, özgüvenimi alıp yerden yere vuran ve ilk defa kendi kendimi sarsıp ayağa kaldırmak zorunda kaldığım 1 aylık staj sürecini noktalamış oldum.

Bir tatil söz konusu olur da Mesrojo Hanım evde durur mu? Yoo. Stajın bir kısmını ve stajdan sonraki bir süreyi kapsayan geçen yıl çalıştığım kafedeki çalışma sürem bu yıl çok daha zor fakat bir o kadar keyifliydi. Yeni insanlarla tanışıp çokça oturup kahveler içilip yemekler yendi. Fakat iyi yendi.  

Bu yıl müşterilerle pek haşır neşir olamadığımdan daha çok çalışanlarla muhabbete girme fırsatı buldum. En büyük çıkarımım ise şuydu; siz kendi değerinizi bilmezseniz kimse bilmez. 

Kafeden çıkmamla dönerciye girmem arasındaki 15 gün koca bir yıl gibiydi. Kendimden beklemeyeceğim kadar evde durmaktan hoşlanmayan bir insan olduğumu öğrenmek beni çok şaşırttı. Bu hoşlanmamazlıkla birlikte yürüyen döner olarak gezdim bolca Seydişehir sokaklarında. Ayrıca mahalledeki kedilerin bana aşık olduğunu sandığım 1 buçuk 2 aylık süreçte şimdilerde fark ediyorum ki asıl sevdikleri dönermiş... 

Ve en güzeli, 1 buçuk yıl sonra Ankara'ya dönüş, yüz yüzemsi eğitim. 4. döneme salladığım, ondan bu kadar nefret ettiğim ve hatta utanmadan bu kadar yıprandığım için özür dilerim meğer asıl duvar 5. dönemmiş. Neyse ki o duvara defalarca çakılarak duvarı yıkabildim. Üstünden atlamak mı, ay yok. Mesrojo hata yapmadan akıllanmaz. O duvarı geçmek gerekiyordu, gerekeni yaptım. 

İlişkisel anlamda yakın arkadaşlarım dışında hayatıma yeni insanlar girdi, yeni insanlar beni örseledi, yeni insanları özledim, yeni insanlara kırıldım, yeni insanlar hayal kırıklığına uğrattı beni bu yıl. Pek çok yenilikle karşılaşsam da işin sonunda kendi kendime kaldım. Kırgınlıklarımla, örselenmişliklerimle, aman gururuma zeval gelmesin triplerine girmeden cesurca yazdığım, silmeye kıyamadığım mesajlarla...

Büyüdüm ben bu yıl. Hissettim, öğrendim böylece yaşadım. 

Geriye bakınca gülümseten bir yıl kaldı. Sevdim aslında ben 2021'i. İlk defa kendim olduğumu hissettim. İlk defa bu kadar cesurca davrandım, pek çok ilke yer verdim hayatımda. İyi kötü herkese teşekkür etmek isterdim fakat kötülere şimdi değil birkaç yıl sonra teşekkür ederim belki. Ama iyisiyle yanımda olan herkese yani anneme teşekkür ederim. Her şeye rağmen bana olan sevgisinden şüphe etmediğim tek insan olarak hayatımda olmasından en çok mutluluk ve gurur duyduğum kişi, iyi ki. 

Hayatımdan çıkanlara da ayrıca teşekkür ederim. Çünkü ben iflah olmaz bir aptal olduğum için kolay kolay insan çıkartamıyorum hayatımdan. Beni o kadar zorlayıp sizi hayatımdan çıkarmak zorunda bıraktığınız için teşekkür ederim. Fakat sizler olmasanız da max 5 aya yine bu olgunluğa erişirdim bence, kendinizi nimetten saymayın o yüzden. 

Son olarak hayatımda yer alan herkes, yer alacak olan herkes, benim hayatında yer aldığım ve alacağım herkese söylemek istediğim tek bir şey -şu anlık- var; anlamaya çalışın, Birilerini veya bir şeyleri. Anlamaya çalışmak güzelleştirecek sizi ve beni. 

Hoş geldin 2023 yazımda görüşmek üzere, dikkat edin. En çok ruh sağlığınıza...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ay Ben 2025'ten Çıkmayı Unutmuşum

 Selam gönül dostları veya sanayi tostları, Nicedir uğramıyordum buralara, garip gelebilir kulağa fakat vaktim olmamıştı. Yokluğumda pek çok...