4 Şubat 2021 Perşembe

Karanlıkta Yanlış Yere Mum Dikmek

Bazen sizin de olmadığını iliklerinize kadar hissettiğiniz oluyor mu?

Benim o his hep en derinlerimde. Deniyorum, vallahi de deniyorum, belki yanlış açıdan bakıyorum, belki yanlış yoldan gidiyorum ama niyetimin saf olduğunu size temin ederim. 

Sonumun, sonumuzun ne olacağını düşünmek huzursuzluk veriyor. 5 yıl sonra nerede olacağım konusunda hiçbir görüntü belirmiyor gözlerimde, hiçbir düşünce belirmiyor zihnimde. Sadece karanlık. Yolun sonu karanlık gibi dostlar. 

Neden ya diyorum, neden çabalıyoruz ki? Ne işe yarıyor? Ben bu memleketin en iyi psikolojik danışmanı olsam neye yarayacak? Yok mu bu memlekette çok sağlam hocalar, bilim insanları? Var, yurt dışına çıkmayanlar da var. Onca çabaya rağmen bu memleketin insanına hizmet etmek için hala direnenler var, gidenleri asla yaftalamıyorum  zaten ne haddime. Birisi bana gelip "gel seni yurt dışına götüreceğiz eğitimine orada devam edeceksin ama bir daha asla Türkiye'ye gelmeyeceksin" dese cümlenin sonunu dinlemeden valizimi toparlamaya başlardım. Neyse. Hah işte birçok alanında sağlam hoca var neye yarıyor diyorduk, yaramıyor. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi, ne görkemli bir isim, çok şatafatlı, ağırlığını okurken hissediyoruz. İsminin altını dolduruyor mu dersiniz? 

"Mecliste kavga, vekiller birbirine girdi, akp'li bilmem kim şu gruba böyle hakaret etti chp'li bilmem hangi vekil bu topluluğa şu sözleri savurdu, mhp'li vekil şu kişilere tehdit etti." çok tanıdık değil mi bu tarz başlıklar? Hatta okurken az çok sosyal medya kullanıyorsanız görüntüleri de gözlerinizin önüne gelmiştir. İşte bizi temsil eden, millet adına karar alan milletin meclisi olması gereken  yerdeki rezaletlerin yalnızca binde biri bile değildir bunlar. 

Vekil dediğimiz kişilerin çoğunluğu özel bilmem ne kolejinden sonra yine bilmem ne vakıf üniversitesinden mezun olup yurt dışında doktora falan yapmış kişiler. Yani bunca iğrenç yaftalama, bunca anlamsız hakaret, bunca tehdit, bunca rezalet çoğu ilkokul mezunu bile olmayan adamların pişti oynadığı köy kahvesinde geçen muhabbetlerde söylenmiyor.

Hani bu adamlar vekil, seni beni temsil ediyorlar, bizim adımıza karar veriyorlar falan ya sorgulamamız gereken tam da bu adamlar o yüzden. Bu eğitimleri görmüş, bunca imkanı olan adamlar böyle iğrenç bir bataklıktayken bizim köydeki Hüseyin Amca kalkar köydeki Alevi'yi tehdit eder, sizin mahalledeki Ayşe Abla eşcinsel komşusuna saldırır, başkasının apartmanındaki Kemal Abi sokaktaki köpeğe tecavüz eder, aşağıdaki mahallede töre cinayeti işlenir. Eğitimsizler bunları yapar hakları vardır demiyorum ama sözde eğitimli kişiler böyle davranır, seni beni temsil ederken bu şekilde konuşurlarsa onlar beni temsil etmeyi bırakır ben onları temsil etmeye başlarım. Hayvan hakları yasasına karşı oy çıkan meclisim varsa gider hayvanlara zarar veririm, niye korkayım ki benim vekilim "korkma sana bir şey yapmalarına izin vermem" oyu kullanmış. Benim adaletimden sorumlu bakanlığa bağlı adalet sarayındaki hakim kızını "namus temizleme" adı altında öldürdükten sonra takım elbise giyiyor diye iyi halden indirim yerse bir baba, ben de bacımı öldürür takım elbise giyerek iyi halimi gösterir birkaç yıl yatar çıkarım. 

Amacım ne iktidarı yerinden etmek ne de muhalefete sataşmak. Benim derdim hepsiyle, hepimizin derdi hepsiyle olmalı. Sen ben bu değiliz, olmamalıyız. Biz böyle olmamalıysak vekiller siyaset adamları, politikacılar da böyle olmamalı. 

Karşı durulması gerekenler dokunulmazlıklarıyla mecliste kimin kime nasıl ne şekilde dokunabileceğine karar veren siyasilerin tümüdür.  Ağızlarından tek bir haklı söz çıksa, tek bir olumlu icraat yapsalar çok daha fazla zararları dokunuyor memlekete, sana bana.

Siyasilerin bu ülkede yaptığı tek şey aldıkları maaşlarıyla mum dikmek. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ay Ben 2025'ten Çıkmayı Unutmuşum

 Selam gönül dostları veya sanayi tostları, Nicedir uğramıyordum buralara, garip gelebilir kulağa fakat vaktim olmamıştı. Yokluğumda pek çok...