11 Aralık 2020 Cuma

Hoş gelişler ola 2021!

    Aman da aman yeni yıla yine bir sürü hedef koymuşuz, tıpkı 2020'ye girerken yaptığımız gibi ya da 2019'a, 2018'e... Hedef koymak bedava ama keşke gerçekleştirememek bari parayla olsaydı. Başka türlü iflah olamayacak gibiyim çünkü. Siz nasıl iflah oldunuz abiler? -Eyvah! eril dil kullandık, feministliğimize zeval gelmemiştir umarım.- Sahi nasıl oldu da yapacağım dediğiniz şeyi gerçekten yaptınız? Hayır, çünkü ben hobi olarak hedef koyar, radikal kararlar alırım. Fırsat bulduğum başlangıçlara hemen yapıştırım; "Pazartesiden itibaren erken uyanacağım, okul açılınca düzenli ders çalışacağım, temmuzda 9 kitap bitireceğim..." Uygulamaya gelince; aradığınız Mesrojo doğmamış taklidi yapmaktadır. Hal böyleyken ne heves kalıyor ne başka bir şey. Buraya da bu yüzden atladım, belki sorumluluk sahibi bir birey olmam konusunda faydası olur diye. Tabii önce bir blog hesabım olduğunu unutmamam gerekir. 

    Eskimiş ve bizi fazlaca yıpratmış olan 2020'nin son haftalarında yine bir umut bir şeyler yazdım, çizdim fakat ben zaten bu yarışa mağlup başlıyorum. Unutuyorum çünkü. Ya hu insan hedefini de unutur mu, kendine gel. Bir blog yazısı yazmakta olduğum için biraz felsefe yapmam gerekiyor, sanırım işin raconu böyle. Bu kadar hedef koyup uygulamada tırt olduğumu fark edince "Acaba ben yeterince ikna olmadım mı bu hedefin gerekliliği konusunda?" diye düşünüyorum. Sonra aynı hedefi 2019'da da koymuştum, 2018'de de hatta "Höh artık!" demeyin ama 2017'ye girerken de not düşmüştüm bir deftere. Bu kadar senede ikna olamadım mı acaba gerekliliğine? O kadar seneden sonra DNA sarmalımın bir kenarına dahi işlenmeliydi bu hedef. N'apsam, salsam mı acaba? Gerçi salmasam da uygulayamadığıma göre iki ucu sallanmış bir değneğe dönüşüyor. 

     2020'ye girerken aldığım kararları okusanız, gülmekten ölürsünüz. Tamam o kadar da gülmezsiniz en azından gülmemelisiniz, örselenirim çünkü. Örselenmeye müsait bir yapıya sahibim. Neyse. Aman Allah'ım 2020'nin sayı olarak muntazamlığının etkisi ve artık üniversite öğrencisi olduğumun farkındalığının gazıyla yazmışım da yazmışım. Sanki babamın hedef tarlaları varmışçasına.... Yok efendim düzenli kitap okuyacakmışım, yok efendim erken uyanacakmışım üstüne üstlük sağlıklı beslenecekmişim. Sağlıklı beslenmenin kelime anlamını dahi bilmeyen Mesrojo'ya bak, diyelim ki sağlıklı beslenme konusunda bilgi edindin -malum hastalık çıkmadan önce- devlet yurdunda kalıyorsun, beslenebildiğine şükretmeliydin. Bana kalırsa en saçması diğerlerinin saçmalık seviyesini geçerek her ay bir makale okuma hedefiydi. Yav kardeşim sen hayatında kaç kere makale okudun ki utanmadan bunu sistematikleştirmeye çalışıyorsun?

    Şimdi bu yazıyı okuyan milyonların aklını kurcalayan bir soru  olacaktır; "Durumun bu kadar farkındaysan niçin 2021'e girerken de uygulamadığın kararları tekrar aldın?" Umut fakirin ekmeğidir dostlar. Ekmek yoksa sizler pasta yiyiniz, afiyet olsun. Ben hiç almayayım yeni yıl kararlarımda yine sağlıklı beslenme var çünkü. Kimselere söylemeyin ama bir de karar almadan yeni yıla girersem boş adamlığımı -eril dil için özür dilerim, yaşasın cinsiyet eşitliği!- kendi gözüme sokmuş olurum. Kendimle aramı bozamam, zaten kimsem kalmadı kendimden başka. Malum karantina...

    Tüm tutarsızlıklarıma, saçmalıklarıma, kilolarıma hatta cehaletime rağmen yeni yıldan sağlık, mutluluk vesaire dilemekten de geri kalamam maalesef. Umarım 2021'de sokağa çıkarken anahtarımızı ve telefonumuzu içeride unutmamaya gayret gösterirken dezenfektan ve maske aklımıza gelmek zorunda kalmaz. Dikkat edin kendinize, sevdiklerinize. Sizi sevenleri de unutmayın. Sevilmek de bir nimettir dostlar. 

Hoşça kalmanız dileğiyle...


Ben mesela uçarım

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder