Tutunamayanların başrolü, tutunamayacağı bir başka mecraya daha elini uzattı. Uygulanamayacak yeni yıl kararlarının arasına bir yenisi daha eklendi bugün. Ben olanca melankolim ve bir o kadar da damarlarımda akan ciddiyetsizlikle aranızdayım. Kendime hoş bulduk yazısı yazacağım aklıma gelmezdi fakat daha nice şeyler yaşadık aklımızın ucundan dahi geçmeyen, o yüzden hoş bulduk yazısının bana koymayacağını umut ediyorum.
Peki niye geldim? Pandemiden önce blog hesabı olmayanı üniversiteden mezun etmeyeceklerine dair rivayetler duymuştum. Bir de ortamlarda “Geçen bloğumda da yazdım hatta” cümlesini kuran bireylerle beraber yaşamımı sürdürmeye devam ederken yetmiyormuşçasına malumunuz online hayata geçtik. Ama nasıl geçiş… Geçtiğimizden beri herkes yıllardır arkasına sığındığı “Yapmak istiyorum ama gerçekten vaktim yooook” diye üstelik yok’u uzatarak dramatize ettiği bahaneyi sunamaz oldu. Mecburen kitap kahve ikilisine bir de üretkenliği eklemek durumunda kaldı. Ee bardaktan boşanırmışçasına blog linkleriyle karşılaşmaya başlayınca her öğrencinin hayallerini süsleyen kafe açıp bir ay sonra batırmak kadar cazibeli bir fikir gibi hissettirmeye başlamıştı artık. Mecburen blog açıp batıracaktım yine bir çok şeyi. Batırmakla da kalmayıp elime yüzüme bulaştırıp el alemi kendime güldürmeden rahat etmeyecektim.
He bir de duyduğuma göre herkes fazlasıyla haklıymış bu mecralardaki. Herkes eğitimli, saygılı, tutarlı insanlarmış. Okumaya değer fikirleri olan bireylermiş hepsi. Şimdi benim de onlardan olduğumu sanacağınız kısma gelmişken belirtmek isterim ki ben onlardan olmak için gelmedim buraya. Tam tersi, okurken yüzünüzü buruşturduğunuz tipim ben. Bağnaz, cahil, tutarsız… Tüm suçlamaları üstüme almaya geldim, dünyanın bu halde olmasının sebebi olarak geldim. Hani diyor ya sahabe "Cehennemde vücudum büyüsün tâ ehli imana yer kalmasın." heh işte ben oyum. Yok yok, Ebu Bekir değil. Sizlerle hiiiiiç alakası olmayan, tüm kötü, olumsuz, evlat olsa sevilmez diyeceğiniz sıfatların sahibi. Hepsini alıyorum üstüme. Sizlere naif, hoş, pembe yapraklı çiçek emojisi atılacak sıfatları bıraktım. Ben daha bu insanlık için ne yapabilirim diye düşünürken engin düşüncelerimden faydalanmanız için blog hesabımı da açtığıma göre pek bir şey kalmadı sanırım geriye.
Her neyse.
Son olarak hoş bulduk yazımda belirtmek istediğim nokta şu ki; 1 saat önce söylediğim şeyin sorumluluğunu almayacağım gibi bir önceki yazımın sorumluluğunu da asla almıyorum üzerime. Yazdıklarımdan ve yazacaklarımdan asla sorumlu değilim. Bir gün a derken diğer gün b demekle kalmayıp c, d bile diyebilirim. Hatırlatırım; tutarsızlık ve ona benzer tüm olumsuz sıfatlarınızı sahiplenmiştim zaten.
HOŞ BULDUK.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder